İlber Ortaylı’dan Bazı Sözler-I

0
2180

– 18 yaşını bitiren bir çocuğu, bence tarih okutuyorum diye almak cinayettir. [1]

– Birinci Roma çok tanrılıydı. İkincisi Hristiyan’dı. Üçüncüsü Müslüman olamaz mıydı? [2]

– Birbirlerini tanımayan, birbirlerinden şüphe eden kitlelerin bulunduğu yerde ne sulhüsalah yani barış, ne de onurlu bir eşitlik olur. [3]

– En utanılacak yönümüz tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek, tarih yazmamak konusundaki cahilce ısrarlarımız. [4]

– İslam âleminde Türkler için bir model yoktur; çünkü biz modern bir dünyada muasır bir medeniyeti hem benimsemek, hem de onunla kavga ederek tarihimizi ve kimliğimizi korumak zorunda olan bir milletiz. [5]

– Türkiye’nin içine kapanması, Batı medeniyetini reddetmesi, bir “Taliban rejimi”ne dönüşmesi mümkün değildir. [6]

– Türkler teşkilatlanma yeteneği yüksek, askeri bir toplumdur. Yani “Her Türk askerdir” sözüne gülerler ama beğenin beğenmeyin bu doğrudur. [7]

– Tarihçinin ihtisası olmaz. [8] (En sevdiğim sözlerinden biridir. İhtisas, “duygu” anlamına gelir. Tarihçi de duygu olmamalıdır bence de. Duygu vesilesiyle okuduğumuz birçok kitabın değeri yitip gidiyor.)

– Bir toplum, iyi tarih yazıyorsa rafine bir toplum olur. [9]

– İlmin ve sanatın yüzde 70’i pösteki saymak gibi sıkıntıdır, yüzde 30’u keyifle yapılır ancak. [10]

[![İlber Ortaylı, 1. CNR Kitap Fuarı’nda. (2014)]()]() İlber Ortaylı, 1. CNR Kitap Fuarı’nda. (2014)

– İyi muamele edildiği yerde azınlıklar erirler, asimile olurlar. [11]

– Vergi toplayamayan devlet, devlet vasfına sâhip değildir. [12]

– İtalya kültürünü bilmeyenler, Avrupa kültürünü bilemez, tanıyamaz ve anlayamazlar. [13]

– İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir. [14]

– Toplumun geri kalmışı, insanlarını yeteneğine göre değerlendiremeyen toplum demektir.[15]

– 19. ve 20. yüzyıllarda Japon dediğiniz, Avrupalıya benzemek için önce gözünü ameliyat ettirerek işe başlamıştır. Bu ameliyatlar halen devam ediyor. İranlı hanımlar arasında da burun ameliyatı yaygın, bizde de sarışınlık. [16]

– Türk ordusu ricat etmeyi bilmezdi. İlk defa ricat etmeyi İstiklal Savaşı’nda öğrenmiştir. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın harp tarihimizdeki büyük katkısı düzenli geri çekilmeyi öğretmesidir. [17] (Ricat, “geri çekilme” anlamına gelir. Malumunuz Balkan Harbi’nde mutlak bir mağlubiyete uğramamızın en büyük sebebi ricat taktikleri konusundaki bilgisizliğimizdir.)

KAYNAKLAR:
[1] Tarihin İzinde, Profil Yayıncılık, Sf:33
[2] Osmanlı Barışı, Timaş Yayınları, Sf:19
[3] Son İmparatorluk Osmanlı, Timaş Yayınları, Sf:169
[4] Son İmparatorluk Osmanlı, Timaş Yayınları, Sf:62
[5] Son İmparatorluk Osmanlı, Timaş Yayınları, Sf:56
[6] Tarihin Sınırlarına Yolculuk, Timaş Yayınları, Sf:36
[7] Tarihin Sınırlarına Yolculuk, Timaş Yayınları, Sf:69
[8] Tarihin Sınırlarına Yolculuk, Timaş Yayınları, Sf:162
[9] Tarihin Sınırlarına Yolculuk, Timaş Yayınları, Sf:176
[10] Tarihin Sınırlarına Yolculuk, Timaş Yayınları, Sf:192
[11] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:38
[12] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:161
[13] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:261
[14] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:279
[15] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:285
[16] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:25
[17] Avrupa ve Biz, Turhan Kitabevi, Sf:40

Avatar

Leave a reply