Bu çalışma “International Journal of Central Asian Studies Volume 11-1 2007 / Durmuş Arık – Ankara Üniversitesi“‘dan alınmıştır.

Tarihi süreçte Çuvaşlardan İslâm’ı kabul edenler ve Hıristiyanlaşanlar olmuş, ancak onlar, bu dinleri kabul etsin ya da etmesin, geleneksel dini inanışlarını ve törenlerini muhafaza etmiştir. Çuvaşların öteden beri diğer dinlerin kutsal kitapları gibi bir din kitabı bulunmamıştır. Bu nedenle onların geleneksel dini inanışları hakkındaki bilgiler daha çok, sözlü ve yazılı olarak günümüze kadar ulaşmış çeşitli törenlerde okunan dua metinlerinden, mitolojilerden, halk inanışlarından ve bu konu ile ilgili yapılmış çeşitli araştırmalardan öğrenilebilmiştir. Geleneksel Çuvaş dini inanışları hakkında yapılan araştırmaların başlıcaları V.P. Vişnevskiy (1846), V. Sboyev (1856), V. Magnitskiy (1881), N.İ. Zolotnitskiy (1831), G. Mészáros (1909) ve Sovyet dönemi bilim adamlarından N.İ. Aşmarin (1928-1950), P.V. Denisov (1959), G.E. Kudryaşov (1961), A. Salmin (1994; 1996; 1997) ve diğer bazıları tarafından yapılmıştır. Çuvaşların, artık günümüzde kaybolan ve yaşamayan inanışlarına ait bazı unsurlar belirtilen araştırmacıların eserlerinde yerini almıştır.

Çuvaşların dini inanışlarına “Çuvaş dini”, “yumśĭ dini” gibi adlar verilmektedir. Ancak Çuvaşlar kendi dinlerini ve geleneksel inanışlarını Çuvaşça söylenişiyle vatĭ yĭla, aval yĭla (eski inanış) olarak adlandırmaktadır (Mészáros 1909: 2). Çuvaşlar, vaftiz edilmemiş olanlarına, Tĩp Çĭvaş (Hakiki Çuvaş) ya da Rusça Nikreşçennıy (vaftiz edilmemiş) demektedirler. Ruslar ise onların dinini, tam karşılığı paganizm demek olan “yazıçestvo” terimiyle ifade etmekte, Çuvaşları, kreşinler (vaftizliler) ve yazıçnikler (paganistler) olarak ayırmaktadırlar.

Çuvaş inanışlarına göre, inançsız ve dinsiz yaşayan kimselerin kendi dinlerine çekilmesi gerekir. Onlara göre kendi inancını bırakıp başka bir dini kabul etmek yasaktır ve günahtır. Çuvaşlara göre kendi dininin üzerinde olan kimse, onu sevmiyorsa başka dini de sevemez ve gönülden Tanrıya dua edemez (Aşmarin, 1984: 10). Çuvaşlar, dinî inanışını değiştiren Çuvaşları Tanrının cezalandıracağına inanırlar (Efremov, 1913: 714).

Çuvaşların diğer Türk topluluklarıyla ortak tarih ve kültür birliği göz önünde bulundurulduğunda, onların inanışlarının genel olarak geleneksel Türk inanışlarıyla yakınlığı görülür. Çuvaşların bu inanışlarının tarihi süreç içinde İslam ve Hıristiyanlık gibi dinlerin tesirinden uzak kalmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Çuvaşlar ve onların mitolojilerini bilen yumśĭ (Çuvaş halk hekimi, falcı, büyücü) adı verilen kimseler dinlerinin nereden geldiği sorusuna: “Atalarımız nereden aldılar, bilinmiyor.” şeklinde cevap verirler (Vişnevskiy, 1846: 25).

Günümüzde Çuvaşlar arasında çeşitli yerleşim birimlerinde, özellikle bazı Çuvaş köylerinde canlı biçimde geleneksel dini inanışlarını sürdürenler vardır. 1998 ve 1999 yılında Çuvaşistan’da bulunduğumuz süre zarfında bu köylerin bir kısmını tespit etme imkânı bulduğumuzu burada belirtmek isterim. Ayrıca Müslüman ya da Hıristiyan Çuvaşların da günümüzde bazı geleneksel dini inanış ve uygulamalarını devam ettirdiği görülür. Bu nedenle daha çok Ruslar tarafından, özellikle Hıristiyan Çuvaşlar, “çift inançlılar” olarak adlandırılır (Matorin, 1929: 33-34).

Çuvaşların inanışları arasında, genellikle bütün Türklerin başka herhangi bir dini kabul etmeden önce sahip olduğu Tanrı merkezli dinlerinin temel unsurları sayılabilecek, yer-su kültü, atalar kültü, öbür dünya ve ölümle ilgili inanışlar başta gelir. Çeşitli ruhlara inanışın da yer aldığı Çuvaş dininde, Türklerdeki kamın rol ve fonksiyonlarının kısmen farklılaştığı ve kaybolduğu dikkat çeker. Türklerdeki kam, görevleri ve özellikleri bakımından Çuvaş dininde önemli yere sahip olan yumśĭlarla karşılaştırılır.

Avatar

Leave a reply