DİVANÜ LÜGAT-İT-TÜRK’E GÖRE OĞUZCA

0
335

Divanü Lügat-it-Türk’te Oğuzca için verilen bilgilerin Türk dili tarihi bakımından nasıl bir anlam taşıdığını belirttikten sonra, şimdi bunları tanıklama ve gereğince açıklayabilme bakımından, Kâşgarlı’nın Oğuzca için yazdıkları üzerinde durabiliriz:

Kâşgarlı, eserinin Oğuzcaya ayırdığı bir bölümünde lehçe ve ağız ayrılıklarından söz ederken “asıl lûgatte, asıl kelimede değişiklik az olur. Değişmeler, ancak birtakım harflerin yerine başka harfler gelmesi yahut atılması yüzünden olur’” diyerek, Oğuzcanın Karahanlı Türkçesine oranla XI. yüzyılın ikinci yarısındaki genel durumunu açıklamış oluyor. Bu açıklamadan ve eserde yer yer gösterilen örneklerle verilen kurallardan anlaşıldığına göre, Oğuzca bu yüzyılda dil yapısı bakımından, daha Karahanlı Türkçesinden bütün yönleri ile ayrılabilmiş değildir. Onunla söz dağarcığı, ses ve biçimbilgileri yönünden ortaklaştığı yerler vardır. Yalnız Karahanlı Türkçesi için verdiği yüzlerce örneğin, aynı zamanda Oğuz -Türkmen kollarında da bilinen ve bugüne kadar kullanılagelen sözcükler olması, Kâşgarlı’nın yukarıdaki açıklamasının somut tanıklayıcılarıdır. Bu bakımdan, eserde ortak olan özellikler üzerinde aynca durulmamış, özellikle Oğuzca için bir ayrıcalık sayılan sözcüklerle, ses ve biçimbilgisi özellikleri sıralanmıştır. Bu nedenle, Oğuzcanın XI. yüzyıldaki dil yapısı ile ilgili değerlendirmede bu genel durumu gözden kaçırmamak gerekir. Nitekim Divan’da yer olan on, ün “ses”, uwut “utanma”, ögüt, öküz, atış, öpüş, ülü; “pay, hisse” azı “azı diş”, aşuk “topuk kemiği”, uluk “eskimiş, yıpranmış, bozulmuş”, etek, erük, oğul, üzüm, ekim, evin “tahıl, tahıl tanesi”, ât“ad, isim”, â; “aç”, âz“az”, ag“iki bacak arasındaki boşluk”, âw “av”, açlık, mek “eşek”, ummak, ütmek, ulaşmak, üleşmek, ag’uz “hayvan doğurduktan sonra ilk gelen süt”, öl “yaş, ıslak”, körmek: “görmek”, bozmak, tezikmek “kaçmak”, koşmak, tizmek: “dizmek”, pamale “pusuya yatmak”, bışmal: “’pişmek”, boğmak, sewmek gibi nice nice örnekler hiç bir kayıt olmadığı halde, Oğuzca ile de ortaklaşa sözcüklerdir. Kâşgarlı’nın “Oğuzcadır” kaydı ile verdiği sözcükler ise, Karahanlı yazı dili ile öteki ağız ve lehçelerde bulunmayan ve Oğuzca için bir lehçe ve ağız ayrılığı meydana getiren sözcüklerdir. İşte söz dağarcığı yönünden XI. yüzyılın ikinci yarısında Oğuzcanın Karahanlı Türkçesinden ayrılan yanı, Oğuzca için bir özellik doğuran bu sözcüklerde toplanmaktadır. Kâşgarlıda eserinde yer yer yaptığı açıklamalarla bu durumu yansıtmak istemiştir.

KÂŞGARLI MAHMUT VE OĞUZ TÜRKÇESİ, ZEYNEP KORKMAZ, TÜRK DİLİ, AYLIK DİL VE EDEBİYAT DERGİSİ, YIL 22, CİLT XVII, SAYI 253, 1 EKİM 1972, S. 6-7

Avatar

Leave a reply