DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDE SEMBOL OLARAK MEYDAN

0
141

Gülnaz ÇETİNKAYA

Hacettepe Üniversitesi, Türk Halk Bilimi Bölümü Doktora Öğrencisi, Hacettepe TÖMER Türk Dili Okutmanı

Türk toplumu sezgisi, yaşam tarzı, hayata bakış açısı ve inancı ile mekânı sadece “yaşanılan yer” olmaktan çıkarmış ve ona çok farklı işlevler yükleyerek yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Dede Korkut Hikâyelerinde meydan, bireyin toplumla karşılaştığı yerdir. Bu karşılaşmada gözle görülen, akıl ve gönülle onaylanan yiğitlik mücadelesi başlamakta ve devam ettirilmektedir. Birey; benlik, kimlik ve kişilik üçgeninde devletlü oğul, yiğit ve eren olarak meydanlarda yer almaktadır. Bu özelliği ile meydan bireyin çocukluğundan ileri yaşlarına kadar olan yaşamında kahramanlık mücadelesinin sessiz tanığı, sembolü olarak yer almaktadır. Bu özelliği ile meydan; “sembol” olarak toplum tarafından ortaya konan pek çok değerin, davranışın nedenlerini, oluşumunu açıklamada yol gösterici olmaktadır. Mekânın anlatıların içerisinde hem biçimsel hem de anlamsal olarak yer alması kültürel yapının pek çok unsuru için açıklayıcı olmaktadır. Anlamsal ve biçimsel açıdan hikâyelerdeki kurgulamanın en önemli unsuru olan meydan da mekân sembolü olarak kültürel yapı ile ilgili önemli bilgileri aktaran unsur olarak geçmişin değerlerini geleceğe aktaran bir köprü olarak hikâyelerde yer almıştır.

Tamamını okumak için: DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDE SEMBOL OLARAK MEYDAN.pdf

Avatar

Leave a reply