DANİŞMENDLİLERİN MENŞEİ VE KURULUŞU

0
475

Orta Anadolu’da kurulan Danışmendli Beyliği’nin kurucusu kabul edilen ve beyliğe adını veren Emir Danışmend’in menşei konusunda pek çok görüş ileri sürülmüştür. Onun İran asıllı bir Ermeni olduğu; soyunun Battal Gazi’ye dayandığı ve Arap asıllı olduğu iddialarına karşılık Türkmen olması ihtimalinin kuvvetli olduğunu görüyoruz. Bu noktada Claude Cahen’in tespiti de önem kazanmaktadır. O, “Bazı Ermeni yazarlar Danışmend’in İranlı Ermeni olduğunu öne sürmek istemişlerdir. Türkmenlerin dil ayrılıklarının yanı sıra, kendi geleneklerine ve soylarına yabancı bir kimseyi önderleri, daha doğrusu kendilerini simgeleyecek biri olarak seçmeleri mümkün olamazdı. Taylu belki de Danişmend’in gerçek adı buydu, tamamen Türk görünümündeydi…” demektedir ki Emir Danışmend ‘in bir siyasi
teşekkül oluşturacak kadar kendini kabul ettirmesi , Türkmenleri etrafında toplaması aksi halde pek mümkün olmazdı herhalde. Osman Turan, “İranlı Emir Danışmend” şeklindeki ifadelerinde kuruldukları bölge itibariyle Selçuklular için kullanıldığını belirtir ve Danışmend’in Ermeni asıllı olduğuna katılmadığını şöyle ifade eder; “XII. Asır müellifi Niketas, Ahmet Gazi’nin torunu Muhammed’i Tanisman adıyla kaydederken bir yerde de “Ermenistan Türkü Danişmend” tabirini kullanır ve onun Eskiçağ Arsaklar soyundan ve zamanımızda şarkta en müthiş ve mağrur
düşmanımız olan Danişmendliler ailesinden gelmekle iftihar ettiğini ilave eder. Aynı asra mensup Kinnamos da onu İran Ermenistan ‘ına mensup (Pers armenien) göstermekle yetinir. Vaktiyle Ermeni tarihçisi Çamçiyan bu müphem rivayetlere dayanarak Danişmend’ in Rumların tazyıkıyle İran ‘a gidip ihtida eylediği ve Selçuklu sultanı tarafından Sivas’ a gönderildiği tarzında bir tefsir ve telife çalışırken hiçbir tarihi delil vermez” Prof. Dr.Yinanç ise Çamçiyan ‘ın etkisiyle “Selçuklular devrinde Memlükten yetişme emirlerin çoğu soyca Türk ve bilhassa Türklerin Türkmen olmayan diğer illerinden satın alınmış veya esir edilerek yetiştirilmiş kullar olmakla beraber bunların bir kısmı da Kafkasya ve Anadolu ‘ya yapılan seferler sırasında esir alınmış olan Gürcü, Ermeni, Abhaz ve Rum çocuklarından
yetiştirilmiştir. İşte Emir Danişmend veyahut da onun adını tesbit edemediğimiz babası bu Ermeni esir çocuklarından iken Müslüman edilip büyütülmüş ve asker sınıfına ayırtılarak yetiştirilmiştir…” ifadesiyle Danişmendlilerin menşeini
açıklamaya çalışmaktadır. Ancak kendisini bu konuda destekleyen başka bir çalışma yoktur.

Danişmendlilerin soyunun menkıbe kahramanı Battal Gazi’ ye dayanmasına gelince daha çok, “İstanbul Evkaf Müdüriyeti kayd-u kudümesi meyanında Anadolu‘ya ait dördüncü defterin (346) ncı sahifesinde (560) tarihli vakfiyede: Melik İsmail bin Yagıbasan bin Melik Gazi İbrahim bin Seyyid Melik Ahmed Danişmend Gazi bin Seyyid Ali bin Cafer Battal Gazi bin Seyyid Hüseyin Gazi kaydıyla Danişmendin baba ve ecdadı gösterilmiştir…” şeklinde Sivas Şehri adlı eserde de geçen vakıf kaydı esas alınmıştır. Ancak bu kaydın Anadolu insanının Battal Gazi ‘ye duyduğu hayranlıkla uydurulduğu düşünülmektedir. Battal Gazi’ nin 731 veya 740 ‘da Anadolu gazasında şehit olduğu rivayetleri de onun XI. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan birinin büyükbabası olmasını ihtimal dışı bırakmaktadır. Bu konuda Osman Turan da, XVI. ve XVII. yy. Osmanlı yazarları Ali ve Cenabi ‘nin Danişmendlilerle ilgili çalışmalarında Danişmendname’ yi kaynak almalarına rağmen soylarını Battal Gazi’ye dayandırmayıp Türkmen göstermelerini esas kabul etmektedir.

Danişmendlileri anlatan ancak daha çok bir masal veya hikaye kitabı kabul edilen “Danişmendnameye göre Emir Danişmend ‘in adı Ahmet babasının adı Ali, büyükbabasının adı Mızrap’ tır. Annesi de Malatya emiri olup hicri 249=863 yılında Bizantinler ile yaptığı bir muharebede şehid olan büyük İslam mücahidi Ömer’ in kızıdır… H.360=M.970 ‘te Bağdat Halifesinden alınan izin üzerine Malatya mücahitleri başlarında Tursan, Danişmend, Çavuldur, Çaka, Kara Togan, Hasan, Süleyman b. Numan, Kara Tekin olmak üzere gazaya çıkarlar; Sivas’ a gelip uzun zamandan beri harap bir halde kalmış bu şehri tamir ederler; sonra Tursan ile Eyyub b. Yunus 20.000 kişi ile İstanbul ‘a doğru yürürler; Kara Togan ile Çavuldur, Çaka ‘da ikişer bin mücahitle Karaman diyarına gazaya çıkarlar; diğer taraftan Sivas‘tan gazaya çıkan Emir Danişmend bu sırada Artukhi adlı birini Müslüman eder ve bu zat kendine en büyük gaza arkadaşı olur…nihayet Danişmend Sivas’tan gelen İslam ordusu ile birleşip Tokat ‘ı fetheder ve zaferi halifeye bildirir. Halife ise gerek Danişmend ‘e ve gerekse diğer ümeraya hilatler gönderip fethedeceği memleketlerin
emirlik menşurunu irsal eder…” Bundan sonrasına ait olaylarda ise Emir Danişmend ‘in Amasya , Çorum ve Niksar’ı aldıktan bir süre sonra öldüğü, hristiyanların bu yerleri tekrar ele geçirdiği; Danişmend’in oğlu Gazi’nin önce Malatya ardından Bağdat ‘a gittiği; durumu öğrenen halifenin Tuğrul Bey’e haber göndererek Anadolu ‘ya yürümesini istediği, Tuğrul Bey’ inde amcasının torunu Süleyman Şah’ı Anadolu‘ya gönderdiği; halifenin, Danişmend’in oğlu Süleyman
Şah’ı kız kardeşi ile evlendirdiği , böylece kurulan akrabalıksonucu birlikte Anadolu ‘yu fethe çıktıkları anlatılır.

Danişmendname ‘de yer alan bu bilgilerin değerlendirilmesi ise şu şekilde yapılmıştır; babası olduğu söylenen Ali , 863 ‘te ölen Ali b.Yahya al-Armini adlı İslam kahramanının hayali şahsiyeti olduğundan babası olamaz, Malatya Emiri Ömer de aynı yıl öldüğünden Danişmend ’in annesinin onun kızı olması mümkün değildir.

Danişmendliler ile Selçuklular arasındaki akrabalık konusunda kesin bir şey söylenmemekte ve akrabalık bağına şüphe ile bakılmaktadır. Bu akrabalık ilişkisinin, “Selçuklu geleneklerine göre yetişmiş yazarlar için Selçuklu olmayan bir
önderin önemli olmadığı” düşüncesiyle kurulduğu belirtilmektedir. Hüseyin Hüsameddin ise Danişmendlilerin “ Selçukilerin mensup olduğu (Kınık) sülalesi beylerinden ve hanzadelerinden olup (Doğanlu) namıyla bir oymak teşkil eden (Doğan Han) neslinden oldukları ve Selçukilerin emmizadelerinden bulundukları cihetle Türkler, Türkmenler arasında fevkalade haiz-i nüfuz-u itibar idiler” der ve Selçuklu-Danişmendli akrabalığını açıklamaya çalışır. Ancak onun bu görüşünü destekleyecek başka bir çalışmadan söz edilmemektedir.

Danişmendlilerin menşei konusunda tam bir görüş birliği olmasa dahi “Danişmend” ünvanının medrese uleması, bilgin, deneyimli kişiler için Selçuklu sarayında kullanılması ünvanın verilmesi; Emir Danişmend ‘e ( Türkmenlerin hocası) gibi bir onun Türkmen asıllı olması ihtimalini desteklemektedir.

Belirttiğimiz gibi Danişmend (Tanisman/Tanuşman) bir ünvandır ve asıl adı Taylu/Tablu/Tabluk olan emirin adının önüne geçecek ve unutturacak derecede önem kazanmıştır. Danişmendli beyliğinin, kurucusu kabul edilen Emir Danişmend’in Anadolu‘ya ne zaman geldiği konusunda tartışmalar yaşanmaktadır. Onun Alp Arslan’ın emirlerinden olduğu , Sivas-Kayseri-Malatya’ yı alarak devletini kurduğu ifadelerine karşılık; Alp Arslan ‘ın emri ile Anadolu ‘ya gelen emirler arasında yer almadığı ; onun açtığı söylenen bölgelerin Emir Artuk ve Tutuk tarafından fethedildiği ; Emir Danişmend’ in ise ancak 1076 dan sonra Melikşah’ ın emri ile Anadolu ‘ya geldiği savunulmaktadır. Yine Süleyman Şah’ ın devletini kurduğu devrede Emir Danişmend’ in Kızılırmak ve Yeşilırmak çevresinde fetihlerde bulunup Sivas-Amasya-Tokat-Niksar-Kayseri ‘de egemenlik kurduğu ve “1085 yılında Tanuşman adlı bir emir Kapadokya ‘yı istila etti; Sivas, Kayseri ve şimal beldeleri üzerinde hüküm sürdü ve böylece Danişmend hanedanı devleti başladı” ifadelerine göre Emir Danişmend 1071 ‘den hemen sonra Anadolu ‘ya gelmemiştir. “Diyarbakır,
Urfa, Birecik tarafında ve Fırat kıyılarında yaylak ve kışlak yapmakta olan Süleyman Şah oğlu Kılıç Arslan zamanında Rum kayzeri Ermiyanos=Romanos, 120.000 kişilik tam techizatlı ve kuvvetli bir ordu ile İslam sınırlarına yürüdü. İlk önce Niksar, Sivas, Tokat, Elbistan ile o çevrede diyarın padişahı olan Melik Danişmendin memleketine saldırdı.” bilgisi doğrultusunda Anadolu Selçuklularının ikinci sultanı olan I.Kılıç Arslan’ın (1092-1107) yılları arasında tahtta olduğunu düşündüğümüzde bu yıllarda Orta Anadolu ‘da çoktan kurulmuş bir Danişmendli beyliği olmalıdır. “Kesinlikle bilinmeyen bunca şeyin arasında bir şey bellidir: Haçlı Seferinin hemen öncesinde Toroslardan Suriye ‘ye öte yandan da Boğazlara kadar uzanan güney yolunun kontrolü Selçuklu Sultanının elinde olmasına karşın Danişmend, Ankara-Sivas-Kayseri ‘yi elinde bulundurmakla kuzey yolunu özellikle de Orta Anadolu ‘yu ve Kapadokya ‘yı kontrolü altında tutuyordu.

DANİŞMENDLİ SAHASINDAKİ KONAR-GÖÇERLER VE FAALİYETLERİ (XI.-XV. YY.), DİLEK DEMİR, T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH (GENEL TÜRK TARİHİ) ANABİLİM DALI, ANKARA-2003, S. 21-26

Avatar

Leave a reply