BÜYÜK TÜRK MİLLETİ YENİ BİR NUR ALEMİNE GİRECEK – M. KEMAL ATATÜRK

0
283

1 Kasım 1928. Büyük Millet Meclisi’nin üçüncü dönem ikinci toplanma yılı açılıyor. Konuşulan en mühim meselelerden biri Harf İnkılâbı. Bütün milletvekilleri, bu meselenin hemen umumi heyet önüne getirileceğinden emin bulunuyorlar İnkılâbın millet önünde müzakeresini muvaffakiyetle tamamlayan Mustafa Kemal Paşa, şimdi de davayı millet temsilcilerinin önüne serecek.

İşte harf inkılâbını Büyük Meclis’e anlatan sözleri:

“Aziz arkadaşlarım, her şeyden evvel her inkişafın ilk yapı taşı olan meseleye temas etmek isterim. Her vasıtadan evvel büyük Türk milletine onun bütün emeklerini kısır yapan çorak yol haricinde kolay bir okuma yazma anahtarı vermek lazımdır.

(Sürekli alkışlar).

Büyük Türk milleti cehaletten az emekle kısa yoldan ancak kendi güzel ve asil diline kolay uyan böyle bir vasıta ile sıyrılabilir. (Alkışlar). Bu okuma yazma anahtarı ancak Lâtin esasından alınan Türk alfabesidir. (Alkışlar). Basit bir tecrübe Latin esasından Türk harflerinin Türk diline ne kadar uygun olduğunu şehirde ve köyde yaşı ilerlemiş Türk evlatlarının ne kadar kolay okuyup yazdıklannı güneş gibi meydana çıkarmıştır. (Alkışlar).

Büyük Millet Meclisi’nin kararıyla Türk harflerinin kat’iyet ve kanuniyet kazanması bu memleketin yükselme mücadelesinde başlıbaşına bir geçit olacaktır. (Bravo sesleri, alkışlar).

Milletler ailesine, münevver, yetişmiş büyük bir milletin dili olarak elbette girecek olan Türkçeye bu yeni canlılığı kazandıracak olan Üçüncü Büyük Millet Meclisi, yalmz ebedi Türk tarihinde değil bütün insanlık tarihinde mümtaz bir sima kalacakiır. (Alkışlar).

Efendiler, Türk harflerinin kabulü ile hepimize, bu memleketin bütün vatanını seven yetişkin evlatlarına mühim bir vazife teveccüh ediyor: Bu vazife, milletimizin kâmilen okuyup yazmak için gösterdiği şevk ve aşka bilfiil hizmet ve yardım etmektir. Hepimiz, hususi ve umumi hayatımızda rast geldiğimiz okuyup yazma bilmeyen erkek, kadın, her vatandaşımıza öğretmek için tehalük göstermeliyiz. Bu milletin asırlardan beri hallolunamayan bir ihtiyacı birkaç sene içinde tamamen temin edilmek, yakın ufukta gözlerimizi kamaştıran bir muvaffakiyet güneşidir. (Alkışlar). Hiçbir muzafferiyetin hatlanyla kıyas kabul etmeyen bu muvaffakiyetin heyecam içindeyiz. Vatandaşlarımızı cehaletten kurtaracak, bir sade muallimliğin vicdani hazzı mevcudiyetimizi işbaa etmiştir. (Bravo sesleri sürekli alkışlar).

Aziz arkadaşlarım, yüksek ve ebedi yadigârınızla büyük Türk milleti yeni bir nur âlemine girecektir.” (Bravo sesleri, şiddetli ve sürekli alkışlar).

YAZI DEVRİMİNİN ÖYKÜSÜ, SAMİ N. ÖZERDİM, CUMHURİYET YAYINLARI, AĞUSTOS – 1998, 108-109

Avatar

Leave a reply