Altın Elbiseli Adam’ın Başlığındaki Tasvirler

0
396

Esik Kurganındaki “Altın Muharib(Altın Elbiseli Adam)”in elbisesi yalnız o çağın medeniyetini, esasen tabiatı(yaradılıştan gelen temel özellik, yaradılış, huy, ilahi kanunlar) idrak etmeye anlamaya yöneltilmiş görünüşünü öğrenmek, açığa çıkarmak için ehemmiyetli(önemli) bir materyal değil, aynı zamanda Altın Elbiseli adamın ait olduğu soyun kökeni hakkında önemli bilgilere ulaşmamızı sağlayan bir ipucudur. Bu bakımdan onun 60-65 cm boyundaki başlığı bu noktada dikkati çekmektedir. Araştırma, “Altın Muharibin” sivri uçlu başlığı gibi başlıkların, onun yaşadığı çağda birçok Asya kabile birleşmeleri(aynı soy ve kökene ait ya da inanç ve sosyal yaşantıya sahip Asya orijinli Türk topluluklarının birleşmesiyle Devletleşme öncesi oluşturulan bir tür siyasal yapı) silsilesinde moda olduğunu göstermiştir. Sivri uçlu başlık son asırlara kadar 20. yy’ın başlarına kadar Azerbaycanlı bazı asilzadeler, beyler de böyle başlıklar kullanıyordu. Tasvirlerin, eşyaların izahına(açıklama) geçmeden önce, ona tutuşturulmuş, dikilmiş şeylerin ne olduğunu hatırlatalım: ahar(dağ koyunu), iri boynuzlu dağ keçisi, at, kanatlı at (2 tane), kuşkanadı (4 tane), aslan (4 tane), dağ keçisi (5 tane), kuş heykelcikleri (5 tane), diadem(kadınların başlarına örttükleri taç şeklinde, mücevherle süslenmi başlık) küçük kuş kanadı (2 tane), uzun kuş kanadı (4 tane), yaprak (5 tane), küçük yaprak (7 tane), ok (4 tane), dağ zirvesi (4 tane), ağaç (5 tane) vardır. Başlıktaki şeylerin genellikle zoomorfik ongonlar (totem, eskiça toplumlarında topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, Ongun ya da ongon olarak da bilinmektedir)dır. Bunların hepsi Türk toplumlarının, bazıları da başka halkların mitolojik tefekkürü(fikretme, düşünme) ile çağrışım yapmaktadır. Başlığa tutuşturulmu bu materyallerin sadece mitolojik değil normal hayatta sosyal yaşayışın, sınıfsal farklılıkların, dini inanış ve yaşam anlayışının birer betimlemesi olarak da algılamak gerekmektedir. Çünkü eskiçağ kültürlerinde günümüzde bilinen yazının ön safhalarını oluşturan bu sembolle anlatım çok önemliydi ve insanların, hatta toplulukların birbirleriyle aralarında iletişimi kolaylaştıran bir unsurdu. Bunun yanı sıra hayatı düzenleyen zaman ve takvim olgusunu geliştiren bir değerdi.

ARIK MURAT, ESİK KURGANI, BULUNTULARI VE KÜLTÜR TARİHİ AÇISINDAN DEĞERLEDİRİLMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ, ANKARA – 2008, s. 34-35

Leave a reply